ADL: Râvînin hadîsi bozmadan rivâyet eden dürüst bir müslüman olması…
AHZ: Bir şeyhden hadîs almak.
ÂLÎ ıSNÂD: Herhangi bir hadîsin râvîsi ile kaynağı olan Hz.Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem veya o hadîsi rivâyet etmiş bulunan meşhur hadîs imamlarından birisi arasında en az sayıda râvînin bulunduğu veyahut da tanınmış hadîs kitaplarından birinin musannefine arada en az râvî ile ulaşabilen isnaddır.
CÂMı: Akâid, ahkâm, zühd, edeb, tefsîr, siyer, fitneler, menâkib konularındaki hadîsleri toplayan eserlere verilen ad. Örneğin Buhârî’nin Sahîhi bir “câmi” dir.
CERH VE TA’DÎL ıLMı:Hadis ilminin bir dalı olup hadîs ilimleri içinde aşağı yukarı en gelişmiş branştır. Bu ilim dalında hadîs râvîlerinin kusurları ve meziyetleri özel terimlerle incelenir. Yani râvîlerin doğruluk ve güvenirlik yönlerinden durumları ortaya konur.
EDÂ:Bir hadîsi başkasına rivâyet etmek.
ğARÎBU’L-HADÎS ıLMı:Hadîs metinlerinde geçen, az kullanıldığından dolayı anlaşılması zor kelimelerin açıklanmasıyla uğraşan hadîs ilmi branşı.
HABER-ı VAHıD:Bir nesilde bir tek râvî tarafından rivâyet edilen habere denir.
HADÎS CÜZ’Ü:Daha ziyade belli bir kişiden gelen hadîsleri toplamak maksadıyla tertip edilen çoğu küçük çapta hadîs kitaplarına verilen ad.
HADÎS RÂVÎLERı ıLMı:Bir anlamda râvîler tarihi demek olan bu hadis ilmi branşı râvîlerin hadîs rivâyeti bakımından tanıtımını yapar.
HADÎSLERıN VÜRÛD SEBEPLERı ıLMı:Hadîs ilminin kapsadığı branşlardan biri olan bu ilim, hadîslerin vürûd sebeplerini, yani niçin ve neden dolayı söylenmiş olduklarını tespit etmeye çalışır. Nüzûl sebeplerini bilmek Kur’ân ayetlerini anlamak bakımından ne kadar gerekli ise, vürûd sebeplerini bilmek de hadîsleri doğru anlamak ve değerlendirmek bakımından o kadar lüzumlu ve önemlidir.
HASEN:Adalet cihetiyle sağlam olmakla beraber zabt yönünden bazı zaafları bulunan râvî ya da râvîlerin bulunduğu senede sahip olan hadîstir. Hasen hadîs sahihden aşağı fakat ona yakın, zayıf hadîsden yukarda bir yerdedir.
HIFZ: Genellikle râvînin şeyhinden rivâyet ettiği hadîsleri güzelce ezberleyip muhafaza ederek yeri geldiğinde eksiksiz ve fazlasız olarak kendi talebelerine rivâyet edebilme yeteneğine denir.
ıHTıCÂC:Hadîsten hüküm çıkarmaya denir.
ıLELU’L-HADÎS ıLMı:Dış görünüş itibariyle sahih denebilecek bir hadîsin, sıhhatini zedeleyen ve ancak konunun uzmanları tarafından anlaşılabilecek gizli kusurlardan bahseden hadîs ilmi dalıdır. Bu gizli kusur hadîsin senedinde, metninde veya her ikisinde birden olabilir.
ıLLET:Bir hadîste dışarıdan farkedilemeyen ve bu hadîsin sıhhatini yok edecek nitelikteki kusuruna denir.
ıRSAL: Tabiinin büyüklerinden birinin isnadında sahabiyi atlayıp “Hz.Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki” veya “Hz.Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şunu yaptı” ve benzeri ifadelerle isnadını Hz.Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme ulaştırarak O’ndan -sallallahu aleyhi ve sellem- rivâyette bulunmasına denir {bkz. mürsel hadis kelimesi}.
ıSNÂD: Senedi, yani râvîler zincirini zikretmek.
KÜTÜB-ı SıTTE:Altı kitap anlamındadır. Bu altı kitap; ımam Buhârî’nin ve Müslim’in Sahihleri, ımam Ebû Dâvûd, Tirmizî, Neseî ve ıbnu Mâce’nin Sünen’leridir.
MAKLÛB HADÎS: Râvîlerden birinin metindeki bir lafzı veya isnaddaki bir şahsın ismini yahut nesebini alt-üst etmesiyle; tehir edilmesi (geriye bırakılması) gerekeni takdim (öne almasıyla) veya takdim edilmesi gerekeni tehir etmesiyle veyahut bir şeyin diğerinin yerine konması suretiyle rivâyet edilen hadîse denir.
MAKTU’ HADÎS: Tabiinden rivâyet edilen söz, fiil ve takrirlerdir.
MERFÛ HADÎS: Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme ait olan hadîsdir {bkz. ref’ kelimesi}.
MERVıYY: Bir râvînin rivâyeti; hadîs.
MEVKUF HADÎS: Söz veya fiilin sahabiye ait olduğu hadîsdir.
MEVZU HADÎS: Uydurulmuş ve hadîs diye ortaya atılmış sözdür. Kimi alimlere göre mevzu hadîs, zayıf hadîslerin en düşük derecesidir. Bir başka görüşe göre de mütevâtir ve mevzu hadîsler, ilki kesin olduğundan, ikincisi de uydurma olduğundan hadîs araştırmalarına dahil edilmezler
MU’CEM:Hocaların veya şehirlerin yahut kabilelerin adlarına göre hadîslerin alfabetik olarak sıralandığı kitaplardır. En meşhur mu’cemler, et-Taberânî’nin el-Kebîr, el-Evsât ve es-Sağîr adlı mu’cemleridir.
MUHADDıS:Senedleri, illetleri, senedde adı geçen râvîleri, isnâdın âlî ve nâzil olanını bilen, çok sayıda hadîs ezberleyen, Kütüb-i Sitte’yi, Ahmed b. Hanbel’in Müsned’ini, Beyhakî’nin Sünen’ini, Taberânî’nin Mu’cem’ini ve ayrıca bin tane hadîs cüz’ünü dinlemiş olan kimseye denir.
MUHTELıFU’L-HADÎS ıLMı:Hadîs ilimlerinin en çetrefili olduğu kabul edilen bu branş, hadîsler arasında görülen anlam çatışma ve çelişmelerini inceler –ki ihtilafların bir kısmı bağdaştırılabilir cinsten bir kısmı da bağdaştırılamaz cinstendir–.
MUSANNEF:Çeşitli konulardaki hadîsleri bir araya toplayan hadîs kitaplarına verilen ad.
MÜNKER HADÎS: Zayıf bir râvînin, sika râvîye muhâlif olarak rivâyet ettiği hadîstir.
MÜRSEL HADÎS: Senedinden bir sahabi düşen hadîstir.
MÜSNED:Hadîslerin onları rivâyet eden sahabe adları altında gruplandığı kitaplardır. Mesela önce Ebu Bekir radıyallahu anhın rivâyet ettiği hadîsler, sonra Ömer radıyallahu anhın rivâyet ettiği hadîsler… şeklinde devam eder. Müsnedlerin en meşhuru Ahmed b. Hanbel’in müsnedidir.
MÜSNED HADıS: ılk râvîden sonuncu râvîye kadar, senedi muttasıl olarak Rasulüllah sallallahu aleyhi ve selleme ref ‘ edilen hadîstir.
MÜTEVATıR:Yalan üzerine birleşmesi aklen imkansız olan bir grup insanın rivâyet ettiği hadîsdir. Bu şart her tabakada tahakkuk etmelidir. Bu nedenle de mütevatirlerin sayıları pek azdır. Mütevatir hadîse “kesin” gözü ile bakıldığından inkârı tehlikeli görülmüştür.
NAZıL ıSNAD:Âlî ısnad’ın zıddıdır ve hadîsi rivâyet eden son râvî ile ilk kaynağı olan Hz.Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem veya bir hadîs alimi arasında normalin üstünde bir sayıda râvî bulunan isnaddır.
RÂVÎ:Hadîsi rivâyet eden kişidir.
REF’: Hadîsi, isnadını Hz.Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme kadar ulaştırıp merfu’ olarak rivâyet etmeye denir {bkz. merfu hadis maddesi}.
RıVÂYET:Râvîlerin hadîsleri nakletmesi.
SAHÂBÎ:Hz.Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemi peygamberliği sırasında mü’min olarak gören, mü’min olarak ölen kişilere denir (çoğulu: ashâb veya sahâbe). Ashâb-ı kiram hadîs rivâyeti bakımından iki kısma ayrılmaktadır. Binden fazla hadîs rivâyet etmiş olanlar muksirûn, binden az rivâyet etmiş olanlar mukillûn diye tanımlanır. Muksirun 7 sahabeden oluşmaktadır. Ehli sünnet bilginlerince Rasûlüllahı görme mutluluğuna ermiş olan ashab, hadîs rivâyeti bakımından güven ve itimada layık kabul edilmiştir. Bunun için onlar tenkid (cerh ve tadil) dışı bırakılmıştır.
SAHıH HADÎS:Senedinde kopukluk olmayan, bütün râvîleri sika olan, illet ve şazlık bulunmayan hadîslerdir. Başka bir ifadeyle Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme ait olduğuna teknik açıdan herhangi bir şüphe ve tereddüt bulunmayan hadîs demektir.
SAHıHAYN:“ıki sahih” mânâsına gelen bu tabir ımam Buhârî ve ımam Müslim’in sahihleri için kullanılır. Sahih, terimi ise sahih hadîsleri ihtiva eden kitaplar için kullanılır.
SEMA’: Hadîs rivâyet metodlarından biri, birincisi ve en önemlisidir. Hadîsi, bizzat şeyh denilen muhaddisle bir araya gelerek, ondan işitmek suretiyle almak şeklinde gerçekleşir.
SENED:Hadîsi rivâyet eden râvîler zinciri.
SıKA:Adalet ve zabt vasfı taşıyan râvîlere denir.
SÜNEN:Yalnızca namaz, oruç, taharet vb. ahkâm hadîslerini içeren kitaplardır. Sünen-i Ebû Dâvûd, Sünen-i Neseî gibi. Sünen kitaplarında genellikle merfu’ yani Hz.Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme ait hadîsler bulunur.
şEYH:Bir râvînin hadîsi aldığı kişi.
TABıı:Hz.Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin ashabından herhangi birisi ile görüşüp ondan hadîs rivâyet edene verilen isim.
TAHDıS: Hadîs rivâyeti…
TÂLıB:Bir şeyhden hadîsi alan râvîye verilen ad.
TARÎK: Hadisin senedi {ayr. bkz. sened ve vecih kelimeleri}.
TARÎK: Bir hadîsin senedine verilen bir diğer isimdir
TEBE-ı TABııN: Tabiilerden sonra gelenler, tabiine tabii olanlar, tabiini takip edenler; kısaca tabiilerle görüşüp onlardan hadîs rivâyet edenlerdir.
VECıH: Hadisin senedi {ayr. bkz. sened ve tarîk kelimeleri}.
ZABT:Hafızanın kuvvetli olması özelliğidir
ZAYIF HADÎS: Râvîleri, sahih ve hasen hadîs râvîlerinin vasıflarını taşımayan hadîslerdir.
Soru 1 : Rasülullah (s.a.v.) Efendimizin takip edip uyguladığı dini yol ve tutumlara ve bunları genel prensipler çerçevesi içinde ümmetine uygulamasını emrettiği söz ve fiillere ne ad verilir?
Cevap : Sünnet.
Soru 2 : Hadis-i Şerif ne demektir?
Cevap : Sünnetlerin sözle ifade edilmesine denir.
Soru 3 : Söz bakımından Peygamberimiz (s.a.v.)’e anlam bakımından Allah (c.c.)’e ait olan hadislere ne ad verilir?
Cevap : Kutsi Hadis.
Soru 4 : Sünnetin çeşitleri nelerdir kısaca izah ediniz.
Cevap : Üç çeşittir. a- Kavli sünnet; Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in sözleridir. b- Fiili sünnet; Peygamber efendimiz (s.a.v)’in yaptığı iş ve hareketlerdir. c- Takriri sünnet; Peygamber efendimiz (s.a.v.)’in işaret ettiği veya sükut ettiği işlerdir.
Soru 5 : Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in Hadis-i Şerifleri’nin büyük bir çoğunluğu “Kütübü Sitte” olarak bilinen altı hadis kitabındadır. Bu altı kitabı yazarlarıyla birlikte söyleyiniz.
Cevap : a- Sahih-i Buhari. Yazarı: İmam Buhari, b- Sahih-i Müslim. Yazarı: İmam Müslim, c- Sünen-i Ebu Davut. Yazarı: Ebu Davut, d- Sünen-i İbni Mace. Yazarı: Abdullah İbni Mace, e- Sünen-i Tirmizi. Yazarı:İsa İbni Sevre Et-Tirmizi, f-Sünen-i Nesei. Yazarı: Ebu Abdullah En-Nesei.
Soru 6 : İslam aleminin en büyük muhaddisidir.(hadis alimidir.) Hicri 194-256 senelerinde yaşamış, babası İsmail Bin İbrahimdir. 16 yaşında iken iki büyük hadis kitabını ezberledi. İlmini Mekke’de tahsil etti. Daha 18 yaşında iken hadis ravileri ile ilgili hadis kitabı yazdı. Daha sonraki 16 yıllık yaptığı çalışma ile “El-Cami’üs Sahih” adlı büyük hadis kitabını yazdı. Kendisi “Sahih adlı kitabımı altı yüz bin hadisten seçtim. Yazdığım her hadis için iki rekat namaz kıldım.” diye söz eden ve kitabında 7275 sahih hadis bulunan,Kur’an’ı Kerimden sonra enbüyük kaynak kabul edilenSahih-i Buhari adlı kitabın müellifikimdir?
Cevap : İmam Buhari hazretleridir. Soru
7 : Sahih-i Buhari ve Sahih-i Müslim’den sonra en büyük hadis kitabı sayılan Ebu Davut isimli eserin yazarı olan muhaddisimizdir. 888 miladi yılında Basra’da doğmuştur. 500.000 Hadis-i Şerif içinden 4800 hadis-i şerifi kitabına almış, hocası Ahmet Bin Hambel’e gösterip onun takdirini kazanmıştır. Kitabı Kütübü Sitte’nin 3. Kitabı olarak bilinir. Eserindeki tüm hadisleri İslam hükümlerine ait hadisler olan muhaddisimiz kimdir?
Cevap : İmam-ı Ebu Davut.
Soru 8 : “Riyazü-s Salihin” adlı hadis kitabının yazarı kimdir?
Cevap : İmam Muhyiddin en-Nevevi’dir.
Soru 9 : Kur’an’ı Kerim ve Sahih-i Buhari’den sonra en değerli kaynak olan Sahih-i Müslim’in müellifidir. Hicaz, Mısır, Suriye, Irak, İran ve Türkistan’ı dolaşarak hadis topladı. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in buyurduğu her sözü en sağlam kaynaklara dayanarak aldı, ezberledi ve kitabına yazdı.30.000 hadisi şerifi topladı ve inceledi. Kitabı Kütübü Sitte’nin 2. Olan hadisi şeriflere ve Allah’ın Rasülüne aşık olan bu büyük muhaddisimiz kimdir?
Cevap : İmamı Müslim.
Soru 10: Kur’an’ı Kerim’den sonra kaynak olan Kütübü Sitte’den Süneni Nesai’nin müellifidir. Asıl adı Ahmet Bin Şuayb, lakabı Ebu Abdurrahman’dır. Şam, Horasan, Irak, Hicaz, Cezire ve Mısır’ı dolaşıp hadis topladı ve kitabını yazdı. Bundan başka içersinde hiç bir zayıf hadisin bulunmadığı “Mücteba” isimli eserini yazdı.Ömrü boyunca Davut(a.s.) gibi bir gün yiyip bir gün oruç tutan bu muhaddisimiz kimdir?
Cevap : İmam-ı Nesai Soru
11: Asıl ismi İsa Bin Ebu Muhammed olan, Horasan, Hicaz ve Irak’ı baştan sona kadar dolaşarak hadis toplayıp, Kütübü Sitte’den Süneni Tirmizi’yi yazmış muhaddisimiz kimdir?
Cevap : İmam-ı Tirmizi Soru
12: En çok hadis rivayet eden sahabe kimdir?
Cevap : Ebu Hureyre (r.a.) Soru
13: Müttefekun Aleyh ne demektir?
Cevap : Buhari ve Müslim’in bir hadis üzerindeki ittifakıdır.(Görüş birliğidir). Soru
14: Mevzu hadis ne demektir?
Cevap : Peygamber Efendimiz(s.a.v.)!in ağzındanmış gibi uydurulan gerçek olmayan sözlerdir.
Soru 15: Kadın sahabelerden en çok hadis rivayet eden kimdir?
Cevap : Hz. Aişe (r.anha)’dır.
Soru 16: Senet nedir?
Cevap : Hadis-i Şerif’i rivayet eden kişiler zinciridir.
Soru 17: Metin neye denir?
Cevap : Senetten sonraki Peygamberimiz (s.a.v.)’in sözleridir.
Soru 18: Ravi kimdir?
Cevap : Peygamber Efendimiz(s.a.v.)’in söz ve fiillerini rivayet eden her kişiye ravi denir.
Soru 19: Hadis nedir?
Cevap : Peygamberimiz (s.a.v.)’e isnat edilen sözler, fiiller, sıfatlar ve peygamberimizin görüpte sustuğu şeylerdir.
Soru 20: Ebu Hureyre’nin asıl adı nedir?
Cevap : Abdurrahman Bin Sahr’dır.
Soru 21: Sahih-i Müslim’de kaç hadis vardır?
Cevap : Tekrarlar dışında 4.000 hadis.
Soru 22: Tabiin kimdir?
Cevap : Sahabeden sonra gelen ve onlarla sohbet edenlerdir.
Soru 23: Kaç çeşit hadis vardır?
Cevap : Üç çeşit; Mütevatir, Meşhur ve Ahat.
Soru 24: Peygamberimiz (s.a.v.)’in bizzat söylediği sözlere ne ad verilir?
Cevap : Kavli sünnet.
Soru 25: Peygamberimiz (s.a.v.)’in yaptığı işlere ve bu ibadetlere ne isim verilir?
Cevap : Fiili sünnet.
Soru 26: Peygamberimiz (s.a.v.)’in görüpte men etmediği söz ve davranışlara ne ad verilir?
Cevap : Takriri sünnet.
Soru 27: Hadis ilminde molla kime denir?
Cevap : 2.000’den fazla hadis ezberleyene denir.
Soru 28: Adalet ve zabt sahibi ravilerin kesiksiz bir senetle bir birinden rivayet ettikleri, illetli ve şaz olmaktan uzak hadise ne ad verilir?
Cevap : Sahih hadis.
Soru 29: Mevzu hadis uydurma sebepleri nelerdir?
Cevap : a- Mezhep, kabile ve milletini müdafa etmek gayreti. b- İslam düşmanlığı, c- Şahsi menfaat kaygısı, d- Yöneticilere yaklaşma arzusu.
Soru 30: Hadisi rivayet eden ravide aranan şartlar nelerdir?
Cevap : a- Müslüman olmak, b- Adaletli olmak, c- Zabt sahibi olmak, d- Akıl ve baliğ olmak.
Soru 31: Ayet okumak kaydı ile Peygamberimiz (s.a.v.)’in Allah Teala şöyle buyurmuştur diyerek,Allah Teala’ya izafe ettiği hadislere ne ad verilir?
Cevap : Kutsi Hadis.
Soru 32: Peygamberimiz (s.a.v.)’in kendisine intikal eden bir olay karşısında susarak cevap vermesine ne ad verilir?
Cevap : Takriri sünnet
Soru 33: Sahih 6 hadis kitabı olan Kütübü Sitte’nin sonuncusu olan hadis kitabının sahibi Ebu Abdullah Bin Yezit hicri 209, miladi 824 yılında Kazvin’de doğdu. Arap dili ve edebiyatı üzerine derinleşti. Daha sonra tüm çalışmalarını hadisi şerifler üzerinde yoğunlaştırdı. En güvenilir ravi ve hadisleri bulmak üzere Irak, Arabistan, Suriye ve Mısır gibi İslam beldelerini gezdi. Sonuçta topladığı hadisi şerifleri sünen isimli eserinde birleştirdi. Eseri tertibi tekrardan uzak ve kısa oluşuyla tanınmaktadır. Bu büyük muhaddis hicri 273, miladi 886 yılında vefat etmiştir. Esas ismini verdiğimiz halk arasında yazdığı eserin adıyla anılan imamı tanıdınız mı?
Cevap : İmam İbni Mace.
Soru 34: Söz, fiil, takrir ahlaki ve fiziki vasıf olarak Peygamberimiz (s.a.v.)’e izafe edilen her şeyin yazılı metnine ne denir.
Cevap : Hadis
Soru 35: Kaç çeşit sünnet (hadis) vardır?
Cevap : 3, (kavli, fiili ve takriri)
Soru 36: Bir diğerinden almak ve nakletmek şartıyla, hadisi rivayet eden kişilerin Rasulüllah (s.a.v.)’a kadar sıralandığı kısma ne ad verilir?
Cevap : Senet.
Soru 37: Görme ve duymaya dayanarak nesilden nesile nakledilen hadislere ne ad verilir?
Cevap : Mütevatir hadis.
Soru 38: Hadisin sözlük anlamı aşağıdakilerden hangisidir?
Cevap : Yeni.
Soru 39: Peygamberimiz (s.a.v.)’in sözlerine, fiillerine, takririne (hoşgörüsüne), yaratılışındaki ve ahlakındaki sıfatlarına hadis denir. Peygamberimizin bu hadisleri iki bölümden oluşmaktadır. Kur’an’ı Kerim’in anlaşılmasında bize büyük bir ışık tutan, müslümanların hayatını kolaylaştıran hadislerin bu iki bölümünden biri senettir. Diğerini siz söyleyiniz.
Cevap : Metin.
Soru 40: Hadisi şerifler kitaplarımıza geçinceye kadar hangi şekillerde rivayet edilmiştir?
Cevap : Lafsan ve manen.
Soru 41: Adalet ve zabt sahibi ravilerin muttasıl senetlerle rivayet ettikleri, şazz ve muallel olmayan hadislere ne ad verilir?
Cevap : Sahih hadis.
Soru 42: Arapça bir kelime olup, genellikle hadis ilmiyle uğraşan alime ne ad verilir?
Cevap : Muhaddis.
28
Ocak
2012
1-Insanda bir organ vardir.Eger ve saglikli ise bütün vücut saglikli olur; eger o bozulursa bütün vücut bozulur.(Buhari)
2-Ben , güzel huylari tamamlamak icin gönderildim(el-muvatta)
3-Allah`im ! Yaradilisimi güzel yaptigin gibi, ahlakimida güzellestir.(Ahmet b.hanbel, 1,403)
4-Ey Muaz b.Cebel! Insanlara karsi ahlakini güzellestir.(Malik, Hüsnü`l-Huluk,2,902)
5-En hayirlilariniz, ahlakca en güzel olanlarinizdir.(Müslim,Fedail, 68,2/1820)
6-Hayirliniz, ailesine hayirli olanlarinizdir.(Ibn Mace,Nikah, 50,1,636)
7-Hayirliniz, kadinlari icin hayirli olaninizdir.(a.g.e)
8-Müslüman , güzel ahlaki sayesinde Allah`in emirlerini yerine getirip devamli oruc tutanlar derecesine yükselir.(Taberani)
9-Bedene kolay ve hafif gelen ibadeti size bildireyim mi?Susmak ve güzel ahlak sahibi olmaktir.(Secme hadisler DiB Sh.21)
10-Tehlikeyi dogrulukta görseniz de dogrulugu arastiriniz, zira kurtulus ancak ondadir.a,g.Sh.31)
11-Bir kimse bir cocuga , gel sana sunu verecegim der ve sonra fa vermezse bu ( sözü) bir yalandir.(Ahmet b. Hanbel, 2, 452)
12-Her iyi olan sey sadakadir. Kardesini güzel yüzle karsilaman ve kendi kovandan kardesiniin kabina bosaltman iyi olan seylerdir.(Tirmizi)
13-Dört sey sende olduktan sonra dünyadaki kaybindan sana bir zarar gelmez:Emaneti korumak, dogru söylemek, güzel ahlak ve helal lokma.(Ibn hanbel, 2,177)
14-Haya imandandir.(Buhari)
15-her dinin bir ahlaki vardir.Islam`in ahlaki da hayadir.(Malik, Hüsnü`l-Huluk, 2, 905)
16-Allah`in rizasi , (anne) ve babanin rizasindadir.Allah`in gazabi da (anne ve ) babanin gazabindadir.(Tirmizi)
17-Rizkininin cogalmasini ve ömrünün uzamasini isteyen, anne ve babasina ihsan ve ikramda bulunsun ve akrabalarini ziyaret etsin.(ahmed b. Hanbel, 3,156)
18-Üc sey vardirk ki, bunlar ile yapilan amelin faydasi yoktur:Allah`a sirk kosmak, anne ve babaya asi olmak, Muharebe meydanindan kacmak.(Taberani)
19-Iyi huyluluk ve yumusakliktan mahrum olanlar, hayirdan da mahrum olurlar.(Müslim)
20-Bir ev halkina rifk nasip olursa,mutlaka onlara fayda saglar.(Taberani)
21-Insanlari dine(tatli sözle) davet edin.Müjdeleyin, nefret ettirmeyin.Kolaylastirin , zorlastirmayin.Uyumlu olun, gecimsiz olmayin.(Buhari)
22-Kibir ve gururdan sakininiz.Zira kibir, süslü elbise giyen adamda bulunur.(Taberani)
23-Biriniz malda, yaratilista ve evlatta kendisinden üstün olana (degil), kendisinden asagi olana baksin.(Buhari,Rikak, 30,7,187)
24-Bir koyun agilina giren iki ac kurdun onlara zarari, hased ve mala düskünlügün Müslümanin dinine verdigi zarardan daha cok degildir.(Tirmizi,Zühdm43,4,588)
25-(Enes`e hitaben)Evladim, gücün yettigi kadar kalbinde kimseye karsi kötü bir sey olmaksizin sabahlamaya, aksamlamaya calis.(Tirmizi, Ilim, 16,5,46)
26-Zenginlik , mal coklugu degildir. asil zenginlik, gönül zenginligidir.(Tirmizi)
27-Allah katinda een sevimli ev, icinde yetime ikram olunan evdir.(Taberani)Bir kimse kardesini bir kusur ile ayiplarsa, o kusuru islemseden , o kimse ölmez.(Tirmizi)
28-Kul, kardesinin ihtiyacini gidermeye devam ettikce, Allahu Teala da onu ihtiyacini giderir.(Taberani)
29-Sünnetimi ihya eden beni sevmis demektir.Beni seven ise Cennette benimle beraberdir.”(Tirmizi,ilm,16)
30-Allah`im ! iki zayif kimsenin, yetimle kadinin hakkini yemekten herkesi siddetle sakindiriyorum.(secme Hadisler , Sh.188, Diyanet yayinlari)
31-Beni gören veya beni göreni gören kimseye ates dokunmaz.(Tirmizi)
32-Dilini muhafaza et, lüzumsuz sözleri söyleme.
33-Zekat vermek , günahlardan temizlenmeye bir vesiledir.
34-bir kimsenin sac ve sakalinin agarmis olmasi, kendisi icin vaiz, olmaya kafidir.
35-Her marazin (hastaligin) bir ilaci vardir.Günahlarin ilacida istigfardir.(500Hadis, Ö.Nasuhi Bilmen)
36.Ümmetimin ibadetinin en faziletlisi, Kur`an okumaktir.
37-Kabir, ahiret yolunun ilk konak yeridir. Insan orada kurtulursa ondan sonrasi kolaydir…
38-Kuvvetli kimse demek, güreste baskalarini yenen degil, ancak hiddet aninda kendine hakim olandir.(Buhari)
39-Biriniz malda , yaratilista ve evlatta kendisinden üstün olana(degil9 , kendisinden asagi olana baksin.(Buhari)
40-Ademoglu ihtiyarladikca onda iki sey genclesir:Mala karsi hirs ve hayata karsi hirs.(Tirmizi)
xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx
Müjdecim, kurtaricim,Efendim Peygamberim,
Sana uymayan ölcü hayat olsa teperim.
(N.Fazil KISAKÜRK
Nazar eyle ileri, pazar eyle götürü,
Yaradilani hos gör, Yaradan`dan ötürü.
(Yunus Emre)
Hic kimseye hor bakma!
Incitme gönül yikma,
Sen nefsine yan cikma,
Mevla görelim neyler neylerse güzel eyler.
(Erzurumlu Ibrahim Hakki Hazretleri)
Evliyalar gelip saf saf olup durdular,
Cani feda kildilar yoluna Muhammed`in
MEDİNE-İ MÜNEVVERE İLE İLGİLİ HADİSLER
1-Resulullah (sav) Medine’yi şu şu yer arasında kalan kısımlarıyla haram ilan etti. “Kim bu haramı ihlal edecek bir davranışta bulunursa, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onun üzerine olsun, Allah Kıyamet günü o kimseden ne farz ne nafile (hiçbir hayır) kabul etmesin”(buyurdu).(Buhari, Fezailu’l-Medine 1, İ’tisam 6; Müslim, Hacc 462, 463, 464, (1365, 1366, 1367)
2-Resulullah (s.a.v) buyurdu: Benim şu (Medine) mescidimde kılınan bir namaz, (Mekke deki) Harem Mescidi müstesna olmak üzere, başka mescitlerde kılınan bin namazdan hayırlıdır.
3-Resulullah (s.a.v) buyurdu: Her kim, benim şu mescidime ancak bir hayır (dini mesele) öğrenmek veya öğretmek niyetiyle gelirse o kişi Allah yolunda cihat eden gibidir; başka bir niyetle gelirse başkasının eşyasına bakan bir adam gibidir.
4-Resulullah (s.a.v) buyurdu: Her kim benim mescidimde hiç bir vakit kaçırmadan (peş peşe) kırk namaz kılarsa o kişiye cehennemden beraat ve azaptan kurtuluş yazılır ve o kişi, münafıklıktan beri (uzak) olur.
5-Resulullah (s.a.v) buyurdu: Evimle mimberimin arası cennet bahçelerinden bir bahçedir.
6-Resulullah (s.a.v) buyurdu: Her kim, bana kabrimin yanında salat ederse, onu duyarım. Uzaktan salat okuyanın salatı’da bana ulaştırılır.
7-Resulullah (s.a.v) buyurdu: Her kim benim kabrimi ziyaret ederse, ben ona şefaatçi veya (iyiliğine) şahit olurum ve her kim, iki haremin birinde ölürse Allah-u Teala onu kıyamet günü (azaptan) emin olanlardan olarak diriltir.
8-Resulullah (s.a.v) buyurdu: Her kim hac yaparda, vefatımdan sonra kabrimi ziyaret ederse beni hayatımda ziyaret etmiş gibi olur.
9-Resulullah (s.a.v) buyurdu: Kabrimi ziyaret edene şefaatim vacip olur.
10-Resulullah (s.a.v) buyurdu: Her kim, ziyaret niyetiyle bana gelirse ve maksadı hiçbir ihtiyaç değil ancak beni ziyaret olursa, kıyamet gününde ona şefaatçi olmam benim üzerime hak olur.
10-“Rabbim! Beni (Medine ye veya kabre veya namaza) sıdk (doğruluk ve selamet) girdirişiyle girdir ve beni (Medine’den veya kabirden veya namazdan) sıdk çıkarışıyla çıkar ve tarafından bana hakkıyla yardım edici bir huccet (delil, kuvvet) ver. (isra suresi ayet 80)
11-Resulullah (sav) buyurdular ki: “Medine’nin sıkıntı ve meşakkatlerine ümmetimden sabır gösteren herkese, Kıyamet günü şefaatçi ve (hayır ameline) şahid olacağım.”(Müslim, Hacc 484, (1378); Tirmizi, Menakıb (3920)
12-Resulullah (sav) : “Ben karyeleri yiyen karye(ye hicret)le emrolundum. Buna Yesrib diyorlar. Burası Medine’dir. Medine, tıpkı körüğün cürufu ayırması gibi insanların kötüsünü) defedip ayırır.” Buhari, Fezailu’l-Medine 2; Müslim, Hacc 488, (1382); Muvatta, el-Cami, 4, (1, 886)
13-Resulullah (sav) buyurdular ki: “Medine’de ölmeye muktedir olan orada olsun. Zira ben, orada ölene şefaat ederim.”Tirmizi, Menakıb, (39)
14-Resulullah (sav) şöyle dua buyurdular: “Allahım! Mekke’ye verdiğin bereketi iki katıyla Medine’ye de ver.”( Buhari, Büyu, 53, Kefaret 5, İ’tisam 16; Müslim, Hacc 465, (1368); Muvatta, Cami’ 1, (2, 884, 885)
15-Resulullah (sav)’a (yılın turfanda) ilk meyvesi getirildiği zaman şöyle buyururlardı: “Allahım, bize Medine’mizi, meyvelerimizi, müddümüzü, sa’mızı bereket üzerine bereketle mübarek kıl. Allahım, İbrahim senin kulun, peygamberin ve halilindir. Ben de senin kulun ve peygamberinim. O sana Mekke için dua etti. Ben de Medine için, onun Mekke hakkında yaptığı duayı bir misli ziyadesiyle aynen yapıyorum.” Resulullah bu şeklide dua ettikten sonra getirilen meyveyi, orada hazır olan çocuklardan en küçüğüne verirdi.(Müslim, Hacc 473, (1373); Muvatta, Cami 2, (2, 885); Tirmizi, Da’avat 55, (3460)
16-Peygamberimiz Medineye hicret edince herkes Efendimizi evinde misafir etmek istemiş, devesinin yularına sarılarak Buyrun ya Rasulallah demişti. Efendimiz ise gülümseyerek:;Onu kendi haline bırakınız, o me;mur dur buyurmuş, deve önce Mescidin yapılacağı yere çökmüş, sonra hemen kalkıp, ikinci bir yere çökmüştür. Burası Halid b. Zeyd (Eyyüb-el Ensarîin evinin en yakını idi. İki katlı olan bu bina, Tübba tarafından yaptırılan o ev olarak bilinirdi.Peygamberimiz; Tübba sövmeyiniz çünkü O Müslüman olmuştur; buyurmuş.
(Rasulullah zamanında otuz bin olan nüfusu, şimdilerde bir milyon civarındadır.)
17-Nefsimi kudret elinde bulunduran Allaha yemin olsun ki Medinenin tozu her hastalığa şifadır.
18-En son harab olacak İslam beldesi Medinedir.
MSTS HADİS NOTLARI
1-Kütübü Sitte olarak bilinen altı hadis kitabı yazarlarıyla birlikte sırasıyla;
a- Sahih-i Buhari. Yazarı: İmam Buhari,
b- Sahih-i Müslim. Yazarı: İmam Müslim,
c- Sünen-i Ebu Davut. Yazarı: Ebu Davut,
d- Sünen-i İbni Mace. Yazarı: Abdullah İbni Mace,
e- Sünen-i Tirmizi. Yazarı:İsa İbni Sevre Et-Tirmizi,
f- Sünen-i Nesei. Yazarı: Ebu Abdullah En-Nesei.
2-Riyazü-s Salihin adlı hadis kitabının yazarı ;İmam Muhyiddin en-Nevevidir.
3-En çok hadis rivayet eden sahabe ;Ebu Hureyre (r.a.)Gerçek adı:Abdurahman Bin Sahr.
4-Müttefekun Aleyh ;Buhari ve Müslimin bir hadis üzerindeki ittifakıdır.(Görüş birliğidir).
5-Mevzu hadis
eygamber Efendimiz(s.a.v.)’in ağzındanmış gibi uydurulan gerçek olmayan sözlerdir.
6-Sahih-i MüslimTekrarlar dışında 4.000 hadis vardır.
7-Hadis ilminde molla ;2.000 den fazla hadis ezberleyene denir.
8-Muhaddis:Arapça bir kelime olup, genellikle hadis ilmiyle uğraşan alime muhaddis denir.
9-Kadın sahabelerden en çok hadis rivayet eden ;Hz Aişe (ranha)’dır
10-Hz. Peygamber’e ait olan hadislere merfu; sahabeye ait olanlara mevkuf, tabiine ait olanlara da maktu adını vermişlerdir.
11-Sünnet; lügatte form/suret, âdet, gidişat, tabiat, usül, yöntem gibi anlamlara gelir.
12-Hadis İlminin Bölümleri
a)Rivâyetü’l-hadis ilmi:Hz. Peygamber’in sözü, fiili, takriri, halleri ve bunların rivayet ve zabt edilişi ile alâkalı bir bilim dalıdır. Hadis metinlerini ihtiva eden kitaplar, bu dala ait kaynaklardır.
b.Dirâyetü’l-hadis ilmi: Hadis ıstılahları diye de adlandırılır. Hadisin yapısını meydana getiren sened ve metni anlamaya imkan veren bir takım kaideler ilmidir. 13-Kütüb-i Tis’a:Buhâri, 2. Müslim, 3. Ebû Dâvud, 4. Tirmizî, 5. Nesâî, 6. İbn Mâce, 7. Dârimî, 8. Muvattâ, 9. Ahmed b. Hanbel. Bu dokuz meşhur kitaba “ Kütüb-i Tis’a” denir
13-Hadis: Hz. Peygambere (Sallallahu aleyhi ve sellem) nisbet edilen söz, fiil ve takrirler (onay) dir.
14-Eş anlamlı olarak hadis ve sünnet Üçe ayrılır:
a-Kavli Sünnet (sözlü)
b-Fiili Sünnet (eylemsel)
c-Takriri Sünnet (onaysal
15-Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) döneminde yazılan ilk yazılı hadis metinlerden bazıları şunlardır.
1-Medine vesikası
2-Nüfus sayımı
3-Dine davet mektupları
4-Yahudilerle mektuplaşma
5-Vergi ile ilgili hükümler:
16- Elmuksirun: Çok sayıda (1000 den fazla) hadis rivayet eden sahabilere denir.Elmukillun: Az sayıda (1000 den az) hadis rivayet eden sahabilere denir.
17-Tabiin :Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) ashabı devrinde yetişmiş, ashabtan herhangi birine kavuşmuş ve onunla görüşüp konuşarak sohbet etmiş olan her müslümana tabii (çoğulu: Tabiun) denir.
18-Tedvin ve Tasnif :Tedvin: Sözlü ve yazılı olarak nakledilen hadisleri bir araya toplama çabasıdır. Tasnif (Sınıflandırma) ise; Daha önce karışık olarak bir araya getirilen hadislerin konularına veya ravilerine göre ayrılarak kitaplarda toplanmasıdır.
19-Hadisleri konularına göre ihtiva eden musannaf eserler
a-Camiler; Bütün dini konularla ilgili hadisleri toplayan en kapsamlı eserlerdir.
b-Sünenler; Bütün fıkhi konulara ait merfu hadisleri ihtiva eden fıkıh kitapları tertibindeki hadis kitaplarıdır. Sünenlerde genellikle Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) söz, fiil ve takrirlerinden ibaret olan ve merfu denilen hadislerine yer verilmiştir. Bu sebeple sahabe ve tabiun’un mevkuf ve maktu sözlerine bu kitaplarda rastlanmaz.
c-Musannefler; Sünenlerdeki merfu hadislere ilaveten mevkuf ve maktu hadisleri de ihtiva eden eserlerdir.
20-Sahabe, Tabiin ve Etbau’t-tabiin dönemleri hangi hicri yıllarda sona ermiştir.
a-Sahabe dönemi hicri 110 yılında,
b-Tabiin dönemi hicri 181 yılında, .
c-Etbau’t-Tabiin dönemi hicri 220 yılında sona ermiştir.
21-Şerh; bir şeyi açmak, açıklamak, genişletmek ve yorumlamak anlamlarına gelir. İslam kültüründe başta Kur’an olmak üzere hadis kaynakları ve diğer dini kitaplar gerek duyuldukça şerh edilip yorumlanmıştır. Kur’an-ı açıklayan kitaplara tefsir denildiği gibi hadisleri açıklayan kitaplara da hadis Şerhleri denilmiştir
22-Hadis usulü; metin ve senedin durumlarıyla ilgili kaideleri bildiren ilimdir.
23- Hadis ilmi 2 kısma ayrılır: Alimler hadis ilmini ikiye ayırmışlardır.
a-Rivayet yönünden hadis ilmi; Hz. Peygambere (Sallallahu aleyhi ve sellem) atfedilen söz, eylem ve davranışların bilinmesini, kaydedilmesini ve rivayetini konu edinir.
b-Dirayet (yetkinlik) yönünden hadis ilmi; Rivayetlerin şartlarını, çeşitlerini, hükümlerini, ravilerin hal ve durumlarını, rivayetlerin sınıflarını ve bunları içeren eser çeşitlerini araştıran bir ilim dalıdır. Bu ilim dalına hadis usulü denir.
24-Senet; Hadisi ilk kaynağına götüren ravi zincirine verilen isimdir. (Senede, tarik veya isnatta denir.)
25- İsnat; Hadisi nakleden ravi dediğimiz kimselerin isimlerini, birbirlerinden naklettiklerini gösteren bazı lafızlar kullanarak sıralamaktır.
26-Ali ve nazil isnat :Eğer bir hadis, senedinde kopukluk olmadan Hz. Peygambere (Sallallahu aleyhi ve sellem) daha az ravi aracılığı ile ulaşıyorsa buna ‘ali isnat’ denir.Şayet az ravi ile aktarma imkanı varken, daha çok ravi ile rivayet edilmişse bu hadisin senedine de ‘nazil isnat’ denir. (Bir isnadın nazil oluşu her devirde birden fazla ravi olmasıyla anlaşılır.)
27-Metin; isnadın, yani raviler zincirinin kendisinde son bulduğu kısımdır. Hadisin aslını oluşturan bu kısım, Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) söylediği, yaptığı, onayladığı ya da onaylamadığı şeylerin yer aldığı bölümdür.
28-Ravi: Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) ya da sahabe veya tabiinin söz ve uygulamalarını rivayet eden, yani başkalarına aktaran kişidir.
29-Şeyh ; İslami ilimlerde bütün alimler için kullanılan genel bir isim olmakla beraber, özel olarak hadis ilminde, kendisinden hadis rivayet edilen şahıslara verilen bir addır.
30-Rivayet; hadis veya diğer haberlerin nakli ile, bunları haber verenlere isnat etmek (dayandırmak) tır.
31- Tabaka: Birbirine yaşça yakın olan ve rivayeti bakımından aynı dönemi paylaşan kimseler gurubuna verilen isimdir. Sahabe tabakası, tabiin tabakası gibi.
32-Cerh ve Ta’dil :Arapça ‘’yaralamak’’ anlamına gelen CERH, hadis terimi olarak, bir ravinin güvenilir olmadığını, yani adalet ve zabt sıfatlarını tam olarak taşımadığını tesbit etme işidir.Adalet kelimesinden gelen TA’DİL ise, bir ravinin güvenilir olduğunu, yani adalet ve zabt sıfatlarını tam olarak taşıdığını tesbit etme işidir. Ta’dil edilen raviye sika (güvenilir) denilir.
33-Metain-i Aşere :Bir ravinin güvenilmez olduğunu gösteren on kusura metain-i aşere (on suçlama noktası) denir.
34-Hadis türleri:
a-Kutsi hadis: Manası ALLAH’a (Celle celalühü), sözleri Hz. Peygambere (Sallallahu aleyhi ve sellem) ait olan hadistir. Kutsi hadisle nebevi hadis arasında sadece şekle dayalı bir fark vardır. Kutsi hadiste hitap, Kur’an ayetlerinde olduğu gibi ALLAH’ındır (Celle celalühü). Nebevi hadislerdeki hitap ise Hz. Peygambere (Sallallahu aleyhi ve sellem) aittir.
b-Merfu hadis: Hz. Peygambere (Sallallahu aleyhi ve sellem) dayandırılan bütün söz, fiil ve takrirlere denir.
c-Mevkuf hadis: Sahabilerden söz, fiil ve takrir olarak rivayet edilen haberlere denir.
d-Maktu hadis: Tabiilerden söz, fiil ve takrir olarak rivayet edilen haberlere denir.
35-Ahad hadis: Mütevatir hadislerin dışında kalan bütün rivayet çeşitlerine verilen genel bir isimdir. Bu tür rivayetlere haberi vahid de denilir.
Ahad hadisler de, her tabakada onları rivayet eden ravilerin sayısına göre, 1-Meşhur 2-Aziz ve 3-Garib olmak üzere üç kısma ayrılır.
36-Meşhur Hadis: Önceleri, kelimenin sözlük anlamına uygun olarak bir çok kişi tarafından rivayet edilip, delil sayılan ve herkes tarafından tanınıp bilinen rivayet anlamında kullanılan meşhur hadis terimi, hadis usulünün gelişmesiyle birlikte her tabakada en az üç kişinin rivayet etmiş olduğu hadise isim olarak verilmiştir.
37-Aziz Hadis: Senedin başından sonuna kadar her tabakada ravileri ikiden az olmayan hadislere denilir.
38-Garip Hadis: Tek kişi tarafından rivayet olunan veya senedin herhangi bir yerinde ravisi tek kalan hadislere denir. Garip hadislere fert hadis de denilir.
39- Sahih Hadis: Adalet ve zabt niteliklerine sahip ravilerin muttasıl (kopuksuz) bir isnatla rivayet ettikleri, şaz ve muallel (illetli) olmayan hadistir.
40-Hasen Hadis: sahih ile zayıf hadis arasında yer alan, fakat sahihe daha yakın olan bir hadis türüdür.
41-Zayıf Hadis: Sahih ve hasen hadisin şartlarından birini veya birkaçını taşımamakla beraber, uydurma (mevzu) olduğu da söylenemeyen hadisler genel olarak zayıf adıyla anılır.
42-Fıkhu’l-hadis, hadis ve sünneti doğru anlamak, Hz. Peygamberin (Sallallahu aleyhi ve sellem) amacını iyi kavramaktır. Daha dar anlamda ise fıkhu’l-hadis, hadislerden fıkhi hüküm çıkarmayı konu edinir.
43-Dinin anlaşılmasında ve yorumlanmasında hadis ve sünnetin değeri :
1-Kur’an doğrultusunda hüküm getirir ve onun hükümlerini pekiştirir.
2-Kur’an-ı açıklar ve yorumlar
3-Yeni hükümler getirir
© Tüm Hakları Saklıdır - GÜL MEDİNE
Yazılar kaynak belirtilmeden kullanılamaz.